kullanici sifre
Sivas Kongresi
Sivas Kongresi Niçin Toplandi?

Kasim 1914'de girdigimiz Birinci Dünya Savasi'ndan yenik çiktik. Savas sona erdiginde milyonlarca kilometrekare topragi ve yüzbinlerce insanimizi kaybetmis olarak Anadolu topraklarina çekildik. Türkleri, Anadolu'dan da atma projesi devreye sokuldu. Mondros Ateskesinin uygulamaya konulmasi sonucu Musul, Istanbul, Bogazlar, Dogu Trakya, Iskenderun, Maras, Urfa, Antep, Batum, Adana, Antalya, Kusadasi ..vd. Anlasma( Itilaf) devletleri'nin isgaline ugradi. Anadolu içlerine ve kiyilarina askerî birlikler çikardilar.

Sivas Kongresi Delegeleri / Delegates of Sivas Congress

 

Ermeni ve Rum azinlik, isgal ordularini çosku ile karsiladiklari gibi ülkenin çesitli yörelerinde taskinliklarini, katliamlarini sürdürdü. Paris Baris Konferansi karari geregince Yunanlilarin Izmir'i isgali, bardagi tasiran son damla oldu.

Henüz Balkan ve Birinci Dünya Savasi yaralarini sarmadan Anadolu topraklarinin da isgale ugramasi, Türk halkini karamsarliga düsürdü. Isgaller ve azinliklarin tutumu karsisinda, ülke yöneticileri siyaset yoluyla sorunu asacaklarini düsünürken, aydinlar arasinda Amerikan, Ingiliz, Fransiz ‘manda' egilimleri bas gösterdi.

Manda düsüncesini savunanlara göre: “ Alman destegi altinda Anlasma devletlerine yenilen Osmanli Devleti, bu güçlü devletlere karsi tek basina bir mücadele yürütemezdi ”. Mevcut durum karsisinda ulusa olan güven duygusunu yitirenler: “ isgallere karsi direnis, yeni isgallere yol açar ” diye düsünüyorlardi. Ulusal tepki ve direnisler Istanbul basininda elestirilmekte, Istanbul Hükümeti tarafindan ise siddetle uyarilmaktaydi.

Atatürk, bu durum karsisinda Türk ulusuna duydugu güvenle: “ Memleketi bu müthis badireden kurtarmak için yalniz bir kuvvetin temini lazimdir: milletin birligi ” diyerek, bagimsizlik yolunda ilk yöntemi açikliyordu. Birligi saglamanin yolu ise ulusal bir kongreden geçiyordu. Ulusun temsilcileri bir araya gelecek ve ülkenin içinde bulundugu duruma bir çözüm getirecekti. Bu çözümün kararlari Sivas Kongresi'nde (4-11 Eylül 1919) alinacaktir.

Sivas Kongresi Nerede Kararlastirildi?

9. Ordu Müfettisi olarak, asayisi düzeltmek göreviyle Samsun'a çikan Mustafa Kemal Pasa Ali Fuat (Cebesoy), Rauf (Orbay) ve Refet (Bele) ile Amasya'da bulustu. Amasya Genelgesi için Kazim Karabekir Pasa ve diger ilgililerin onayi alindi. 21 / 22 Haziran 1919'da yayimlanan genelge, illerin askerî ve mülkî yöneticilerine telgrafla, Istanbul'daki bazi devlet adamlari ve komutanlara ise özel mektup ekinde ulastirildi.

Amasya Genelgesi “ Vatanin Bütünlügü Milletin Bagimsizligi Tehlikededir ” uyarisi ile basliyor ve “ Milletin Bagimsizligini Yine Milletin Azim ve Karari Kurtaracaktir ” çözüm önerisi ile sürüyordu.

Sivas Kongresi karari, genelgede söyle belirtiliyordu: “ Milletin istiklâlini kurtarmak için, her türlü tesir ve baskidan uzak bir millî heyetin kurulmasi gerekmektedir. Bunun için yazismalar sonunda, Anadolu'nun en güvenilir yeri Sivas'ta Millî Kongre'nin toplanmasi kararlastirilmistir. Firka (parti) anlasmazliklari gözetilmeden her sancaktan, halkin güvenini kazanmis üç murahhasin (delegenin ), mümkün olan çabuklukla yola çikarilmasi gerekir. Her ihtimale karsi bunun bir ‘millî sir' olarak tutulmasi ve gereken yerlerde yolculugun degisik adla ve kilikla yapilmasi lâzimdir.

Müdafaai Hukuki Millîye Cemiyetleri ve Belediye Baskanliklarinca murahhaslarin seçilmesi ve yola çikarilmasi hakkinda, vatanseverlikle yardimci olmanizi; ve onlarin adlariyla yolculuk tarihlerinin telgrafla bildirilmesini istirham eylerim .”

Mustafa Kemal Pasa Sivas'ta ( 27 Haziran 1919)

Erzurum Kongresi'ne katilmak üzere Erzurum'a gitmekte olan Mustafa Kemal Pasa, 27 Haziran 1919 günü Sivas'a geldi. Israrla Istanbul'a çagirildigi, emirlerinin dinlenilmemesi için genelgeler yayimlandigi, tutuklama söylentilerinin dolastigi bir sirada geldigi Sivas'ta halk ve askerler tarafindan çoskuyla karsilandi. O ani kendisi Nutuk'ta söyle anlatir:

“ Sivas sehrine girerken, caddenin iki tarafi büyük bir kalabalikla dolmus, askeri birlikler tören düzenini almis bulunuyordu. Otomobillerden indik. Yürüyerek askeri ve halki selamladim... Bu manzara, Sivas'in saygideger halkinin ve Sivas'ta bulunan kahraman subay ve askerlerimizin bana ne kadar bagli ve sevgi ile dolu oldugunu gösteren canli bir tanik idi.. ”

27 Haziran günü Sivas Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti yöneticilerine su direktifleri verdi: “ Halkin çogunlugunu, özellikle okumus ve genç unsurlari amaç etrafinda toplayiniz. fiili direnise hazirlanin. Olumsuz propaganda ve akimlara karsi önlemler alin. Kolordu Komutani ve Kurmay Baskani ile çok siki ve sürekli iliski içinde bulununuz, onlarin sifresi ile önemli konular ve durumlar hakkinda bilgi alis verisi yapin. Vali ile de iyi iliskileri gelistirerek iki merkezin vilayete yapacagi duyurulardan bilgi sahibi olunuz. Sivas merkezinden Erzurum Kongresi için iki delege seçerek derhal yola çikariniz ”

Bu direktifler, Sivasli vatanseverler üzerinde kivilcim etkisi yapti. Ulusal mücadele yolundaki çabalarini artirdilar. M. Kemal, 28 Haziran sabahi, Ramazan Bayraminin birinci günü, erkenden Erzurum'a dogru yola çikti.

Sivaslilar Mustafa Kemal Pasayi Karsiliyor ( 2 Eylül 1919)

Ermeni tehdidine karsi Dogu illerinin birligini saglamak amaciyla toplanan Erzurum Kongresi amacina ulasmis, Kongreye baskanlik eden ve yönlendiren Mustafa Kemal Pasa, beraberindeki arkadaslari ve üç Temsil Kurulu üyesiyle birlikte Sivas yolundadir.

2 Eylül günü Sivas, tarihinin en mutlu günlerinden birine uyanir. Sivas halki, Erzincan yönüne dogru, erken saatlerde akin etmeye baslar. Atli – yaya yola çikanlar Kilavuz tepesinde toplanir. Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarini getiren otomobillerin Seyfebeli'nden görülmesi ile Sivaslilari büyük bir sevinç dalgasi kaplar. Halkin büyük sevgi gösterisinden sonra günes batarken hep birlikte sehre girilir. Karsilamaya çikamayanlar caddenin iki yanini doldurmus, alkis tufani arasinda Mustafa Kemal Pasayi selamlar.

Sivaslilar, misafirleri için Mekteb-i Sultanî'yi (Kongre Binasi-Lise) hazirlamislardi. Aksam onurlarina yemek verilir. Dinlenmeye çekilirler.

Sivas Kongresi'nde Sivas Delegesi Var miydi?

Sivas Vilayeti, ‘Alti Dogu Ili”nden biri olmasi nedeniyle Erzurum Kongresi'nde temsil edildi. Erzurum Kongresi'ne katilan 13 delegeden ikisi Sivas Merkez Sancagi'ni temsilen Erzuruma gitti. Erzurum Kongresi sonunda dokuz kisilik Temsil Kurulu belirlendi. Sivas (merkez) delegeleri, Mustafa Kemal Pasanin bütün israrlarina ragmen Temsil Kurulu'nda görev almadi. Bunun üzerine, Sivas Vilayeti adina Temsil Kurulu'na Bekir Sami (Kunduk) ve Rauf (Orbay) Beyler seçildi.

Erzurum Kongresi'ne katilan yaklasik 56 delege, Sivas Kongresi'ne katilmak için memleketlerinden yetki almamislardi. Ayrica bu delegeleri Sivas Kongresi'ne getirmek pratik olarak da mümkün degildi. Bu durum karsisinda, Temsil Kurulu üyelerinin, Dogu illerini ve Trabzon vilayetini temsilen Sivas Kongresi'ne katilmasi kararlastirildi. Bu nedenle, Sivas Kongresi'nde - Temsil Kurulu üyeleri disinda - Dogu illerinden ve Trabzon'dan delege yer almamistir.

Böylece, Bekir Sami (Kunduk) ve Rauf (Orbay) Bey, Sivas Vilayeti kontenjanindan seçildikleri Temsil Kurulu Üyeligi ile hem dogu illerinin, hem de dolayisiyla Sivas'in temsilcisi olarak Sivas Kongresi'nde yer almislardir.

Sivas Kongresinin Gerçekleştirildiği Bina

Sivas Kongresi Delegeleri

Delegenin Adi : Temsil Ettigi Yer: Meslegi:

Mustafa Kemal (Atatürk)

Temsil Kurulu Baskani (Erzurum)

Ordu Müf. Istifa

Hüseyin Rauf (Orbay)

Temsil Kurulu Üyesi (Sivas)

Em. Deniz subayi

Bekir Sami (Kunduk)

Temsil Kurulu Üyesi (Sivas)

Mülkiyeli - Vali

Fevzi (Baysoy)

Temsil Kurulu Üyesi (Erzincan)

Din adami -Seyh

Raif (Dinç)

Temsil Kurulu Üyesi (Erzurum)

Hukukçu- Yargiç

Refet (Bele)

Canik (Samsun)(TKÜ)

Asker (Albay)

Kara Vasif

Antep

Emekli Albay

Ismail Hami (Danisment)

Istanbul

Mülkiyeli- Tarihçi

Ismail Fazil (Cebesoy)

Istanbul

Emekli General

Hikmet (Boran)

Ask. Tib. Ögr. Tem.(Ist.)

Tibbiye Ögrencisi

Ahmet Nuri

Bursa

Ilmiye sinifi Hocasi

Osman Nuri (Özpay)

Bursa

Hukukçu- Avukat

Hüseyin (Bayraktar)

Eskisehir

Tüccar

Hüsrev Sami (Kizildogan)

Eskisehir

Subay

Halil Ibrahim (Sipahi)

Eskisehir

Tüccar- Bld. Bsk.

Mehmet Sükrü (Koçzade)

A. Karahisar

Hukukçu

Salih Sitki (Kesrioglu)

A. Karahisar

Mülkiyeli

Bekir (Gümisioglu))

A. Karahisar

Ögretmen

Abdurrahman Dursun (Yalvaç)

Çorum

Ögretmen

Mehmet Tevfik (Ergun)

Çorum

Ögretmen

Ibrahim Süreyya (Yigit)

Alasehir (Saruhan)

Mutasarrif

Macit (Suner)

Alasehir (Manisa)

Hakim (Yargiç)

Mehmet Sükrü (Dalamanli)

Denizli

Hukukçu

Yusuf (Basagazade)

Denizli

Hukukçu - Ziraatçi

Necip Ali (Küçüka)

Denizli

Hukukçu -Yargiç

Hakki Behiç (Bayiç)

Denizli

Mülkiyeli

Sami Zeki

Kastamonu

Emekli Subay

Nuri (Tatlizade)

Kastamonu

Tüccar

Halit Hami (Mengi)

Bor (Nigde)

Tüccar- Beld. Bsk.

Mustafa (Soylu)

Nigde

Ögretmen

Yusuf Bahri (Tatlioglu)

Yozgat

Çiftçi

Osman Remzi (Ögüt)

Nevsehir

Memur

Mazhar Müfit (Kansu)

Denizli (Hakkari)

Valilikten istifa

Hasan

?

?

Süleyman (Bosanli – Bosnak)

Samsun(Canik)

Çiftçi - Denizci

 

Asagidaki isimler ise Sivas Kongresi'ne delege olarak seçilmisler, ancak kongre çalismalari sona erdikten sonraki günlerde Sivas'a gelebilmislerdir.

Nuh Naci (Yazgan)

Kayseri

Tüccar

Ahmet Hilmi (Kalaç)

Kayseri

Kaymakam

Ömer Mümtaz (Imamzade)

Kayseri

Tüccar

Ihsan Hamit (Tigrel)

Diyarbakir

Egitimci

Bursa delegeleri gösterilen askerlikten istifa etmis Necati (Kurtulus) ve hukukçu Asaf (Doras)'a kongre tutanaklarinda rastlanmadigi halde, bazi eserlerde isimleri geçmektedir.

Sivaslilar Kongre için neler yapti?

Sivasli Rasim (Basara) Bey, Müftü Abdürrauf Efendi, Emir (Marsan) Pasa ile 3.Kolordu Komutani Selahattin(Çolak) ve M.Kemal Pasanin özel temsilcisi Ask.Dr. Ibrahim (Tali) Bey, ‘lise' binasinin Kongre için düzenlenmesiyle ve diger hazirliklarla ilgilendiler. Hayri (Sigirci)Bey ve Sekercizade Ismail Efendi, evlerinden getirdikleri esyalar ile Mustafa Kemal Pasa'nin kalacagi odayi ve Kongre salonunu dösediler.

Mustafa Kemal Pasa, Erzurum'dan gönderdigi haberle gelen delegelerin otellerde kalmasini yasaklayinca, Sekercizade Ismail Efendi çok sayida delegeyi evinde uzun süre misafir etti.

Rasim Bey ve Sivas Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin diger yöneticileri, Hürriyet ve Itilaf Partisi Sivas örgütünün olumsuz propagandalarini bosa çikararak, halki millî mücadeleye isindirdilar.

Sivas Kongresi delegelerinin yemekleri ilk günlerde Sivas Belediyesi tarafindan karsilandi. Belediye Baskani Abdulhak Bey sadece yemekle degil, bütün sorunlarla yakindan ilgilendi. Daha sonra masraflari kismak amaciyla, yemekler Kongre binasinin alt katindaki mutfakta çikarildi.Yemek giderleri belli ölçüde Sivas'in varlikli aileleri tarafindan karsilandi.

Sehrin ileri gelenleri ve yöneticileri sik sik kongre binasina giderek, Mustafa Kemal Pasa ve beraberindekileri ziyaret ettiler, gece sohbetlerine katildilar.

Böbreklerinden rahatsiz olan Mustafa Kemal Pasaya sik sik kepenek suyu getirilerek iyilesmesine yardimci olundu.

Fransizlarin Güneyden, Ingilizlerin Kuzeyden sehri isgal edecegi tehdit ve söylentilerine, Elazig Valisi Ali Galip'in Kongreyi basarak dagitma girisimlerine, Istanbul Hükümeti'nin baskilarina ragmen vatansever Sivas halki Sivas Kongresine, Mustafa Kemal Pasa ve arkadaslarina tam bir ev sahipligi yapmistir.

12 Eylül 1919 günü Kongre salonunda halka açik bir toplanti yapildi. Davetli Sivaslilar tam kadro bu toplantiya katildigi gibi, ayni gün Ulu Cami'de yapilan toplantiya Sivas halki büyük bir ilgi ile katilarak, heyecanli konusmalari can kulagi ile dinlemislerdir.

Mustafa Kemal Pasa, arkadaslari ve Temsil Kurulu üyeleri 108 gün kaldiklari Sivas'ta huzur içinde çalismalarini yürütmüslerdir.

Kongre sonrasi Sivasli vatansever kadinlarin yaptiklari çalismalar her türlü övgünün üstündedir.

Sivas Kongresi'nin Açilisi ve Baskanlik Tartismasi

4 Eylül 1919 Persembe günü Sivas, tam bir bayram sevinci içindeydi. Sivas halki, saatler öncesinden Mekteb-i Sultanî'nin önünde toplanmis, binaya giden yollari doldurmustu.

Açilis saati olan 14.00'e bes kala Mustafa Kemal Pasa odasindan çikip toplanti salonuna girdi. Dogruca Baskanlik kürsüsüne çikti. Çünkü bu toplantinin düzenleyicisi ve davetçisiydi. Açis konusmasina su cümlelerle basladi:

Muhterem Efendiler;

Vatan ve milletin kurtulusunu amaçlayan zorlayici sebepler, sizleri bunca sikinti ve engeller karsisinda Sivas'ta topladi. Yigitçe azminizi kutlar, sizlere hos geldiniz demekle mutlu oldugumu arz ederim ....

Kongrenin açilisindan bir gün önce Bekir Sami (Kunduk) un evinde yapilan toplantida Mustafa Kemal Pasanin Kongre Baskanligina getirilmemesi kararlastirildi.

Açilis günü kongre salonuna girilirken Mustafa Kemal Pasanin “ Kimi Baskan yapalim? ” sorusuna Rauf Bey: “ Sen Baskan olmamalisin ” cevabini verdi.

Kongre açildiktan sonra söz alan Ismail Fazil Pasa, isin içine kisisellik karismamasi, esitlik ilkesine uyulmasinin disariya karsi olumlu etki yapacagi gerekçesiyle, baskanligin birer gün veya birer hafta devam etmek üzere sirayla yapilmasini ve üyelerin temsil ettikleri il veya sancagin adlarinin bas harfleri esas alinarak alfabe sirasina göre yapilmasini teklif etti.

Teklif Kongre tarafindan kabul edilmedi. Gizli oyla yapilan seçim sonucunda üç olumsuz oya ragmen, Mustafa Kemal Pasa Kongre Baskanligina getirildi.

Mustafa Kemal Pasanin Kongre Baskanligina itirazlarinin sebebi, kongreden önce hazirladiklari manda isteklerini içeren raporlarini kolaylikla kongreye kabul ettirmekti.

Erzurum Kongresi Kararlarinda Yapilan Degisiklikler

Eylül günü bayram kutlama mesajlari gönderildi. 6 Eylül Kurban Bayraminin ilk günü oldugu için kongre toplanmadi. Bayram günü Sivas Belediyesi'nden bir kurul, Kongre binasina gelerek kutlamada bulundugundan, 7 Eylül günkü toplantida ziyaretin iadesi için karar alindi.

7 Eylül günü kutlama telgraflari okundu, verilecek cevaplar belirlendi. Sonra gündemin önemli maddelerinden olan Erzurum Kongresi Tüzük ve Bildiri degisikligi ile ilgili görüsmelere geçildi. Mustafa Kemal Pasanin önceden hazirladigi degisiklik paketi Kongre Genel Kurulu tarafindan kabul edildi:

Cemiyetin (dernegin) adi “ Sarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ” iken “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ” oldu.

“ Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) , bütün Dogu Anadolu'yu temsil eder ” yerine “ Heyet-i Temsiliye bütün vatani temsil eder ” denildi.

“ Her türlü isgal ve müdahaleyi Rumluk ve Ermenilik kurma gayesine bagli sayacagimizdan, topyekûn (hep birlikte) savunma ve direnme ilkesi kabul edilmistir” cümlesi “Her türlü isgal ve müdahalenin özellikle Rumluk ve Ermenilik kurma gayesine yönelmis faaliyetin reddi konularinda topyekûn savunma ve direnme ilkesi kabul edilmistir ” seklinde degistirilmistir.

Bu iki cümle arasinda anlam bakimindan büyük fark vardir. Birincisinde Anlasma devletlerine karsi düsmanca tavir alma ve direnmeden söz edilmiyor, ikincisinde bu konu açiklik kazaniyordu.

Tüzügün dördüncü maddesinde geçen “ Osmanli Hükümeti'nin yabanci devletlerin baskisi karsisinda, buralari (Dogu illerini) birakmak ve ilgilenmemek zorunda kaldigi anlasilirsa, alinacak idarî, siyasî, askerî önlemlerin belirlenmesi ”, – geçici bir yönetim kurma–ile ilgili olarak Sivas Kongresi “ buralari ” yerine , “ yurdumuzun herhangi bir parçasini birakmak ve ilgilenmemek ” ifadesini kabul etmistir.

Bu degisikliklerle yerel bir kongre olan Erzurum Kongresi tüzük ve bildirisi, Ulusal bir kongre olan Sivas Kongresi tarafindan genellestirilerek vatanin tümünü kapsar bir hale getirilmis oldu.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulmasi ile bütün yerel cemiyetler bir çati altinda toplanarak, bu cemiyetin subeleri konumuna getirilmis oldular. Böylece Millî mücadele merkezi bir örgütlenmeye gidiyor; ulusal birlik ve ortak mücadele saglanmis, daginiklik giderilmis oluyordu.

Erzurum Kongresi karariyla kurulmus olan Sarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Temsil Kurulu, yerini 11 Eylül 1919 günü Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Temsil Kuruluna birakmis oluyordu.

Sivas Kongresi'nde Manda Tartismalari

Paris Baris Konferansi'nda Anlasma Devletleri temsilcileri dünyayi paylasmaya kalktilar. Ancak çatisik istekler ortaya çikti. Bazi milletleri tümden esaret altina alamayacaklarini düsünerek, isgal politikalarini örtmeye yarayan yeni bir sömürü yöntemi gelistirdiler ve adina ‘Manda Yönetimi' dediler.

Paylastirilacak yeni topraklar, dogrudan devletlerin eline verilmeyecek, uygun görülecek büyük bir devlet, Milletler Cemiyeti adina bir yörede vekaleten yönetimle görevlendirilecekti. Bu vekaleti alan devlet, sömürecegi ulusun bagimsizligi hak etme süresini belirleyecekti.

Türkiye disinda, Osmanli topraklari üzerinde kurulmus bütün devletler galip devletlerin mandasi altina girdi ve uzun süre sömürüldü. Atatürk'ün önderligi altinda girisilen ulusal Kurtulus Savasi basariya ulastigi için ‘Tam Bagimsiz' Türkiye Cumhuriyeti kurulmustur.

Manda altina girmekten baska çare düsünemeyen Osmanli aydinlari, tarihi iliskileri dikkate alarak Amerikan mandasi üzerine yogunlastilar. Amerika'ya mektuplar yazdilar. Mustafa Kemal Pasaya gönderdikleri mektup ve telgraflarla onu da etkilemeye çalistilar.

Erzurum'da bulundugu sirada, Halide Edip (Adivar) tarafindan gönderilen ve Amerikan mandasinin ekonomik ve medeni destekten ibaret oldugu sözleri ile dolu mektubu okudugunda sinirlenen Mustafa Kemal Pasa, yanindakilere söyle seslenir:

“ Hayir pasalar hayir, hayir beyefendiler hayir, hayir hanimefendiler hayir, manda yok.. Ya istiklal, ya ölüm var..

Amerikan mandasi diye çirpinanlar, düsman isgali altinda bulunan sinirleri ve zaaflari ile bu millete ve bize inanmayanlardir. Bizim hayal ve macera pesinde kostugumuzu sananlardir. Eger, bunlar Anadolu'nun ve Türk milletinin gerçek duygularini bilseler, bizim çalismalarimizin hedefini kavrayabilseler, Erzurum Kongresi kararlarinin nasil bir millî vicdan ürünü oldugunu takdir edebilseler, bu sakim (hastalikli) fikirlerinden dolayi utanç duyarlar. Bunlar, ümitsizlik ve bozgunluk içinde realitelerden uzak olarak yasayan ve ne yapacaklarini, ne yapilmakta oldugunu bilmeyen insanlardir.

Kongre hissiyatini açiklikla belirtmistir. Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) kararini vermistir. Millî irade suur ve istikametini bulmustur. Davamiz yürümektedir ve yürüyecektir. Basarili olmamak için hiçbir sebep yoktur. Hiçbir olumsuz karari tanimayacagiz. Tek ve degismez parola sudur: Tek tepe, tek kursun kalincaya kadar mücadele, yahut da: Ya Istiklal, Ya Ölüm! ”

Erzurum'da, Sivas'a gelme hazirliklari yapildigi bir sirada kendisine sorulan: “ Pasam, Sivas'ta galiba manda meselesi bizi çok üzecek ve yoracak ” sorusuna heyecanla su cevabi verir: “ Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasina, Ingiliz himayesine terk etmekle kurtulacak saniyorlar. Kendi rahatlarini temin etmek için bir vatani ve tarih boyunca devam edip gelen Türk istiklalini feda ediyorlar .”

Kongre için Sivas'a erken gelen Istanbul delegeleri diger delegeleri de etkileyerek, Amerikan mandasini isteyen bir muhtira (rapor) hazirladilar. Bu rapor Sivas Kongresi gündemine alindi.

8 Eylül 1919 günü Kongre mandayi tartismaya basladi. Özellikle Istanbul'dan gelen Kara Vasif Bey, Ismail Fazil(Cebesoy) Pasa, Ismail Hami (Danisment) Bey ve Refet (Bele) Bey, Kongre salonunu etkileyecek uzun konusmalar yaparak, Amerikan mandasini savundular. Kara Vasif Beyin konusmasi sirasinda delegelerden biri : “ Istanbul'dan mandayi mi bize hediye getirdiniz? ” diye bagirdi.

Refet Beyin konusmasinin delegeler üzerinde o kadar etkili olmustu ki, oylamaya geçilmesi durumunda manda karari çikacagindan korkan Mustafa Kemal Pasa, toplantiya on dakika ara verir.

Ahmet Nuri Bey (Bursa) ve Raif(Dinç) Efendi mandayi savunanlari elestirdiler. Bagimsizliktan yana tavir koydular. Mandayi savunanlari Bagimsizliga karsi olmakla suçladilar. Bunun üzerine Ismail Fazil Pasa “Yanlis anlasildigi için raporumuzu geri çekiyoruz. Hiç verilmemis saydik” dedi.

8 Eylül gecesi evlerde ve Kongre binasinda manda üzerine konusmalar ve tartismalar sürdü. Ertesi gün Kongre manda tartismalarina devam etti. Rauf(Orbay) Beyin teklifi ile : “Amerika'da yillardan beri aleyhimizde yapilmakta olan olumsuz propagandalarin dogurdugu yanlis anlasilmalarin önüne geçmek için Amerika'dan bir kurul istenmesine ve inceleme sonucunda gerçeklerin gösterilmesi” kararina varildi.

Böylece hem manda istekleri gömüldü, hem de mandayi savunanlar küstürülmeyerek bu sorun çözüme kavusturuldu.

Manda konusundaki görüsmelerin sonucu Sivas Kongresi kararlarina söyle yansidi : “... Devlet ve milletimizin iç ve dis bagimsizligi ve vatanimizin bütünlügü sakli kalmak sartiyla, altinci maddede yazili sinirlar içinde, milli ilkelere saygili olan ve vatanimiza karsi saldiri ve yayilma amaci gütmeyen herhangi bir devletin teknik, sanayi, ekonomik yardimini memnuniyetle karsilariz ....”

Mustafa Kemal Pasa, mandayi savunanlari karsisina almadan Sivas Kongresi'ni basari ile yönetmis ve mandanin reddedilerek, bagimsizlik kararinin çikmasini basariyla saglamistir. Gösterdigi liderlik sabriyla, Kongrenin birlik ve beraberlik içinde çalistigini ve sonuçlandigini dost, düsman herkese göstermistir.

Manda Isteklerine karsi Bir Türk Gencinin Haykirisi

Manda tartismalarinin yogun olarak yasandigi 8 Eylül gününün gecesi Mustafa Kemal'in odasi her zamankinden daha kalabalikti. Özellikle Denizli delegeleri olan Necip Ali, Yusuf Beylerle, Seyh Fevzi Efendi, Hikmet, Osman Nuri, Ahmet Nuri Beyler lise binasinda delegelere ayrilan kogusta kaldiklarindan, onlarin da katilimiyla Pasanin odasinda toplananlarin sayisi çogalmisti.

Mustafa Kemal Pasa etrafindakilere hitaben:

“ Istanbul'dakiler ve buradakiler nevmid (ümitsiz ) ve hasta insanlardir. Ecnebi isgal etkisi altinda cesaret ve ümitlerini kaybetmis olmanin verdigi teessürle ( keder – üzüntü ) ve marazi (hastalikli ) bir haleti ruhiye ( ruh hali- psikoloji ) içinde hareket ediyorlar. Bunun baska türlü izahi yoktur.”

“Bir milletin istiklâl hakkini aramasindan ve bu yolda gerekiyorsa son damla kanini akitmasindan daha tabiî ne tasavvur edilebilir? Serefsiz, istiklâlsiz, esir bir millet çocuklari olarak yasamak yerine, efendice ve kahramanca ölmek elbette ki sayani tercihtir ( seçilmeye degerdir). Bunu anlayamamak ne garip mantiktir?” dedi. Delegeler de konusuyor, manda aleyhinde söz ediyorlardi.

Hikmet ismindeki Askeri Tibbiye ögrencisi, Sivas Kongresi'nde ögrenci arkadaslarinin temsilcisi olarak bulunuyordu. Aralarinda topladiklari para ile onu Sivas'a göndermislerdi. Heyecanli, atak bir vatanseverdi.

Gece, Pasanin odasinda Hikmet Bey de vardi. Gündüz yasanan tartismalarin etkisiyle olsa gerek titriyordu. Sanki birdenbire ates ve heyecan kesilmis olarak, yüksek sesle:

“- Pasam, delegesi bulundugum tibbiyeliler beni buraya istiklâl davamizi basarmak yolundaki mesaiye katilmak üzere gönderdiler. Mandayi kabul edemem.. Eger kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun siddetle red ve takbih ederiz (çirkin görürüz) . Farzi Muhal (var sayalim) , manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal'i ‘ vatan kurtaricisi degil, vatan batiricisi' olarak adlandirir ve tel'in (lanet okuma, protesto etme ) ederiz .”diye bagirdi.

Bu gencin yürekten kopup gelen bu sözleri karsisinda orada bulunanlarin gözleri yasarmisti. Mustafa Kemal Pasa da duygulanmisti. Heyecanli bir sesle:

“ Arkadaslar gençlige bakin, Türk millî bünyesindeki asil kanin ifadesine dikkat edin.” dedi , sonra Hikmet Beye dönerek:

“ Evlat, müsterih ol. ‘ rahat ol' . Gençlikle iftihar ediyorum ve gençlige güveniyorum. Biz, ekalliyette ‘ azinlikta' kalsak dahi mandayi kabul etmeyecegiz. Parolamiz tektir ve degismez: Ya istiklâl, ya ölüm .”

Tibbiyeli genç, hemen yerinden firladi:

“ Var ol pasam ...” diyerek Mustafa Kemal'in elini öptü. Mustafa Kemal, kongreye aydin Türk gençliginin ve tibbiyenin temsilcisi olarak üniformasiyla katilan bu yigit delikanlinin alnindan öptü:

“ Gençler, vatanin bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayis ve enerjisine baglanmistir.” dedi.

Sivas Kongresini Engelleme Çalismalari ve Ali Galip Olayi

Kongrenin Ingiliz ve Fransizlar tarafindan baskina ugrayarak Sivas'i isgal edecekleri tehditleri bosa çikti. Mustafa Kemal Pasa bu tehditlerin bos oldugunu henüz Sivas'a gelmeden Vali Resit Pasaya bildirmisti.

Sivas Kongresine delege seçilenlerin Sivas'a gelisleri sirasinda bin bir engelle karsilastiklari, kilik degistirdikleri bilinmektedir. Isgal altindaki yerlerden delege gelemeyisi nasil bir baski altinda kalindiginin en büyük isaretidir.

Bütün bunlarin yaninda Ali Galip olayi ayri bir tehdit olusturmustur: Elazig Valiligine özel görevle atanan Kurmay Albay Ali Galip, 27 Haziran günü Sivas'a gelecek olan Mustafa Kemal Pasayi tutuklatmak için Sivas Valisi Resit Pasayi baski altina almistir. Ancak sehre gelen Mustafa Kemal Pasa tarafindan, Kolordu binasinda ayakta bekletilerek, agir sözlerle karsi karsiya birakilmistir.

Sivas Kongresi devam ederken, Istanbul Hükümeti Ali Galip'e Sivas Valiligi ile Üçüncü Kolordu Komutanligini önerir. Ali Galip, bu öneriye karsilik, askerlik kidemine sekiz buçuk yil eklenmesini, generallige terfi ettirilmesini ve bir miktar tazminat verilmesini ister. 3 Eylül 1919 günü Harbiye Naziri Süleyman Sefik Pasa ve Dahiliye Naziri Adil Beyin imzalariyla sartlarinin kabul edildigi kendisine bildirilir.

Bu yazismalar milli mücadele istihbaratinca elde edilecek ve karsi harekete geçilecektir.

Ali Galip, ayrilikçi bir takim gruplardan asker toplayarak Sivas Kongresi'ni basma hazirliklari yaparken, çevredeki askeri birliklerin baskinina ugrayacaklarini ögrenince kaçar.

Bu gelismeler karsisinda durumu Padisaha iletmek isteyen Mustafa Kemal görüsmeye engel olunmasi üzerine Istanbul ile her türlü haberlesmeyi kestirir. 15 gün süre ile soguk harp baslar. Sonuçta Damat Ferit Hükümeti istifa etmek zorunda kalir.

Yeni kabineyi kuran Ali Riza Pasa ile süren görüsmeler sonunda “Amasya Görüsmeleri” gerçeklesir. Osmanli Mebuslar Meclisinin açilisi saglanir. Bu mecliste “Misak-i Millî” ilan edilerek hem ulusal sinirlar çizilir hem de tam bagimsizlik karari yasal ve yetkili bir organ tarafindan kararlastirilmis olur. Mebuslar Meclisi'nde alinan bu tarihi karara tepki olarak Istanbul isgal edilecek (16 Mart 1920) ve bazi Milletvekilleri tutuklanacaktir. Bu gelismeler ise TBMM'nin açilmasina ortam hazirlayacaktir.

Sivas Kongresi, ulusal bir kongre olma özelligi ve Misak-i Millî'ye alt yapi hazirlamasi bakimindan, TBMM'ye giden yolu açmis ve millet egemenligine öncülük yapmistir.

Irade-i Milliye Gazetesi

Sivas Kongresi toplanmadan önceki günlerde gelen delegeler, millî ülkü ve hareketlerin genis ve sürekli bir biçimde yayimlanmasi için bir gazetenin çikarilmasi geregi üzerinde durmuslardi. Ismail Fazil Pasanin önerisi ile çikarilacak gazetenin adi Irade-i Milliye oldu.

11 Eylül Persembe günkü oturumda basin konusu ele alindi ve haftada iki gün olmak üzere “Irade-i Milliye” adiyla bir gazetenin çikarilmasina karar verildi. Gazete yönetiminin politik kurulusla ilgisi bulunmayan birine verilmesi istendi. Bu kisiyi bulma görevi ise Rasim (Basara) Beye verildi. O da Sivas Lisesi'nin çaliskan ögrencilerinden biri olarak tanidigi, yirmi iki yasindaki Demircizade Selahattin'i (Ulusalerk) bu ise uygun gördü. Selahattin, görevi sevinçle kabul etti. Dilekçe ile Valilige basvurarak gazetenin çikarma yetkisini aldi ve Sorumlu Müdürü oldu.

Gazete Il Basimevinde basildi. Ilk sayisi 14 Eylül günü çikan gazetenin çikis sebebi, yine bu sayida “ Millî hareketin halka ve dünyaya duyurulmasi ” olarak belirtiliyordu.

Irade-i Milliye Gazetesinin özellikle ilk bes sayisindaki yazilar, bizzat Mustafa Kemal Pasa tarafindan kaleme alinmistir. Temsil Kurulu'nun Sivas'ta bulundugu süre içinde 19 sayi yayimlandi.

Ilk sayisinin sürümü tahmin edilemedi. Bin adet basildi. Asiri talep üzerine baski sayisi artirildi. Gazete basildigi günlerde geçmis baskilari yirmi kurus yerine, iki yüz kurusa dahi arayanlar vardi. Özellikle Istanbul'dan büyük bir istek vardi.

Irade-i Milliye, Mustafa Kemal Pasa tarafindan Temsil Kurulu adina yayin yapmak için kurdurulan ilk Millî Mücadele gazetesidir.

Ingiliz ve Fransiz Basininda Sivas Kongresi

The Times Gazetesi , 22 Eylül 1919 : “ Bir Anadolu Cumhuriyeti... asilerin basi: M. Kemal..., Sultanin degistirilmesinin baslica gayelerinden biri oldugu bazi mahfillerde ileri sürülmektedir .”

Ranin Gazetesi , 11 Ekim 1919 : “ M. Kemal Pasa Anadolu'da bir millî hareket meydana getirmeye çalisiyor. Bu çocukça bir hayaldir! Bütün cihanin kuvvetine karsi... harpten ezilmis olan zavalli Anadolu'nun kuvveti ile... kafa tutmasinin ne hükmü olabilir? Anadolu'da ne kalmistir, ne var ki direnis olusturabilsin? ”

.....

Le Temps Gazetesi , 10 Eylül 1919 : “ Sultanin hakimiyeti hâlâ Istanbul'da ise de ordusu baska yerde, Türk milliyetçilerinin gittikçe güçlendikleri Anadolu'dadir. Sivas'tan, kongreleri Sultana telgrafla bir kararlar listesi bildirdi. Birinci karar simdiki hükümete güveni reddediyor; ikincisi ise hiçbir Türk topraginin elden çikmamasini istiyor...

Ister begenin ister begenmeyin bir Türk gücü yasiyor. Ister begenin ister begenmeyin bu güç kendi suuruna vardi. ‘Hasta adam' in gürbüz, hatta rahat durmaz çocuklari var ve onun mirasini, hiç degilse bu mirastan haklari bulunan parçayi istiyorlar. Müttefikler ne düsünür acaba? ”

Lyon Republicain , 23 Eylül 1919 : “ Sivil ve asker Türk vatanseverleri, iktidarsizlikla suçladiklari hükümetlerine karsi ve Türkiye'yi paylasmak istemelerinden kuskulandiklari bazi müttefiklere karsi tam bir ayaklanma halindedirler .”

Lyon Republicain , 20 Ekim 1919 : “ Milliyetçi hareket iki büyük avantajdan yararlaniyor: Bir yandan, iklimi çok sert, ulasim olanaklari kit olan daglik bölgenin dogal durumu; öte yandan, millî topraklarini savunduklari bilincini tasiyan ve müttefiklerin çelisen çikarlarina karsi tek vücut halinde birlesen seflerinin su götürmez vatanseverligi.

Bütün güçlüklerine ragmen, Türkiye'nin bagimsizligi politikasi izlenmelidir ”

Istanbul'daki Ingiliz Yüksek Komiseri Amiral Robeck, Disisleri Bakani Lort Kürzon'a gönderdigi raporunda Sivas Kongresi ile ilgili olarak söyle yazmistir: (17 Eylül 1919 )

“ Türk milliyetçileri, Türkiye'nin Türklerde kalmasini istiyorlar, yabanci himayesini red ediyorlar. Onlar imparatorlugun ölümünü degil, yeni bir hayat mukavelesini imza etmek azmindedirler .”

Sivas Anadolu Kadinlari Müdafaa-i Vatan Cemiyeti

Sivas Kongresi sonrasi, Mustafa Kemal'in henüz Sivas'ta bulundugu bir sirada Sivasli vatansever kadinlar bir araya gelerek Anadolu Kadinlari Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adiyla bir dernek kurdular.

28 Kasim günü Nümune Mektebinde yapilan bir toplantidan sonra, valilige resmen basvuruda bulundular ve 9 Aralik 1919 tarihli valilik yazisiyla kurulus onayini aldilar.

AKMVC'nin kurulusu Mustafa Kemal Pasaya bildirildiginde : “ Maksat vatani müdafaadir. Bu tesebbüsün birinciligi serefini kazandiklari için Sivasli hanimefendileri tebrik ediyorum ” diyerek bu girisimden duydugu mutlulugu dile getirmistir.

Türk kadininin Milli mücadeleye büyük kararlilikla katilisi gösteren en önemli olay, merkezi Sivas'ta olmak üzere kurulan bu dernektir.

AKMVC'nin Melek Resit Hanimin Baskanligi altinda 800 üyesi vardi. O günkü illerin idari genisligini dikkate alirsak, 14 merkezde subelerinin olmasi bu kadin derneginin önemini ortaya koymaktadir. Genel merkezi Sivas olan AKMVC'nin subeleri: Kangal, Viransehir, Kayseri, Eskisehir, Kastamonu, Erzincan, Amasya, Pinarhisar, Burdur, Konya, Yozgat, Bolu, Aydin, Nigde.

Savas sartlarinda kimsesiz kalmis olan kadin ve çocuklara maddi ve manevi destek veren bu vatan sever Sivasli kadinlar, cephedeki askere kiyafet diktiler. Aralarinda para toplayarak maddi destelerde bulundular. Yabanci devlet Baskanlari ve eslerine gönderdikleri yazilarla, isgaller karsisinda kadin ve çocuklarin ugradigi zulümleri protesto ettiler. Ayrica Padisaha, Istanbul Hükümetine, bazi kuruluslara, yabanci devlet temsilcilerine, (Ulusal haberlere uygulanan sansüre göz yuman) Osmanli basin kuruluslarina protesto telgraflari çektiler.

Bütün faaliyetleri Irade-i Milliye ve Hakimiyeti Milliye gazetelerinde yer alan AKMVC, Milli Mücadele tarihimizde hakli ve onurlu bir yere sahip olmustur.

Sivas Kongresi Ile ;

* Bütün ulusal cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ismi altinda birlestirilerek bir merkezden yönetilmeye baslandi.

• Manda düsüncesi reddedilerek, ulusal bagimsizlik benimsendi.

• Ulus egemenliginin ve bagimsizlik ruhunun sürekli kalplerde yasayacagi ve Anadolu'nun her türlü direnise hazir oldugu bütün dünyaya duyurulmus oldu.

• Osmanli Mebuslar Meclisi'nin açilmasina zemin hazirladigi gibi, Misak-i Millî kararlarina da öncülük etmistir.

• Kongre ile Türkiye'nin toprak bütünlügü ve ulusal bagimsizliginin korunmasi istenmis ve gerektiginde isgal devletlerine karsi silahli hareket öngörülmüstür.

• Mustafa Kemal Pasanin Baskanliginda seçilen Temsil Kurulu, yürütülecek siyasi mücadelenin yöneticiligini üslenerek TBMM'nin açilisina kadar bu görevi yürütmüstür.

• Ulusal bir kongre olan Sivas Kongresi, TBMM iktidarina ve rejimine geçisin kurumu olmustur.

• Sivas Kongresi, birlestirici, yapici ve Türk millî mücadelesini ve Kurtulus Savasini bina edici temel bir kongredir.

• Atatürk'ün deyisi ile “ Burada bir milletin kurtulusunu hazirlayan kararlar verildi ”

• Kongrede alinan kararlar, usûl ve esas olarak demokratik ve millî bir devletin habercisidir. Kongre ile Türk milleti kendi kaderine el koymus, vatanin bölünmez bütünlügü ve tam bagimsizlik hedefiyle Kurtulus Savasi'nin esaslarini ortaya koymustur.

• Yürekli bir sekilde alinan ve büyük bir azimle uygulanan bu kararlar sonucunda kesin bir zafer elde edilmis ve demokratik, laik, çagdas Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulusu gerçeklestirilmistir.

Sivas'ta Komutanlar Toplantisi

Istanbul Hükümetinin Mebuslar Meclisinin Anadolu toplanmasina razi olmadigi her halükarda Istanbul'da toplanacagi, Salih Pasa tarafindan Sivas'a iletildi. Bu durum Karsisinda Temsil Kurulu ile durum degerlendirmesi yapan Mustafa Kemal, Sivas'ta bütün kolordu komutanlarinin katilacagi bir toplanti yapilmasi kararini çikartti.

16 –24 Kasim 1919 günleri arasinda Sivas'ta gerçeklestirilen toplantiya basta 15. Kolordu Komutani Kazim Karabekir Pasa ve 20 Kolordu Komutani Ali Fuat Pasa olmak üzere davetli diger kolordu komutanlari – biri hariç – katildi. Mustafa Kemal, Kazim Karabekir Pasaya kendi kaldigi odayi vererek kendisi baska bir odaya geçecektir..

Komutanlar toplantisina Temsil Kurulu üyeleri de katildi. Toplanti gündeminde üç konu ele alindi: Mebuslar Meclisinin toplanma yeri, Meclisin toplanmasindan sonra Temsil Kurulu ve millî teskilatin alacagi sekil ve çalisma yöntemi, Paris Baris Konferansinin bizim için olumlu veya olumsuz bir karar vermesi halinde tutulacak yol.

Bu konu basliklari ile ilgili olarak 29 Kasim günü su kararlar alindi:

Sakincalarina ragmen Meclisin Istanbul'da açilmasina karsi çikilmayacak. Seçilen milletvekilleri Istanbul'a gitmeden önce Trabzon, Samsun, Inebolu, Eskisehir ve Edirne gibi sehirlerde toplanarak, kendilerine gerekli bilgiler verilecek. Güvenlik önlemleri alinacak. Mecliste güçlü bir grup kurulacak. Komutanlar millî teskilatin yayilmasina ve güçlendirilmesine hiz verecek. Istenen sartlar olusuncaya kadar Temsil Kurulu görevine devam edecek. Askeri önlemlere kesintiye ugramaksizin devam edilecek. Paris Konferansi olumsuz karar verirse, milletin bu konudaki kararina göre hareket edilecektir.

Kolordu Komutanlarinin bir davetle Sivas'ta toplanmasi, millî teskilatin gücünü göstermesi bakimindan büyük önem tasimaktadir.

Kuvâ-yi Milliyeyi Amil, Millî Iradeyi Hakim Kilmak Esastir

Milli Mücadele döneminde yaklasik 28 kongre toplanmistir. Bu kongreler içerisinde tek ulusal kongre Sivas Kongresi'dir. Sivas Kongresi Erzurum Kongresi'nde seçilen Sarkî Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Kurulu üyeleri ve yeni seçilen diger delegelerin katilimi ile toplanmistir. Dolayisiyla bütün yurdu ve milleti temsil eden delegelerin katilimi ile kongre toplanmistir.

Sivas Kongresi kararlari arasinda geçen “... Kuvâ-yi Milliyeyi Amil Millî Iradeyi Hakim Kilmak Esastir ” (Millî güçleri etkili ve millî iradeyi egemen kilmak kesin ilkedir) ifadesi ile “millet egemenligi” Amasya Genelgesi ve Erzurum Kongresi'nden sonra ulusal bir kongre olan Sivas Kongresiyle hayata geçirilmis oluyordu

Sivas Kongresi ve Temsil Kurulu milletten aldiklari temsil yetkisi ile bir hükümet gibi hareket ederek, yürütme görevini yerine getirmistir.

Sivas Kongresi karari ile kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, TBMM açildiktan sonra da faaliyetine devam etmis,siyasi bir grubun adi olmus ve nihayet bu cemiyetin ismi degistirilmek suretiyle yeni Türk devletinin ilk siyasi partisi olan “Halk Firkasi”nin kurulusu saglanmistir.

Bu gelismelerle Sivas Kongresi, TBMM iktidarina ve Cumhuriyet rejimine geçisin kurumu olmustur.

“Cumhuriyetin Temelinin Sivas'ta atildigi” ifadesinin tarihi kökleri de bu tarihi süreçten kaynaklanmaktadir.

Ulu Önder Atatürk, 13 Kasim 1937 günü Sivas'i son defa ziyaret ettiklerinde, Kongre salonunu gezerken yanindakilere dönerek, Sivas Kongresi'nin önemini en güzel sekilde ifade eden su veciz sözü söylemisti:

“ Burada Bir Milletin

Kurtulusu

3163 okuma

  hilal
13/12/2009 15:36
  çok saolun hazırlayanlar gzl hazılamıslar işime çok yarada ama bulasıya kadarda cnm çıktı
  İsa
31/05/2009 21:05
  Allah razı olsun senden proje ödeviydi hoca herşeyini inciğini mıncığını herşeyini istiodu çok güzel oldu çhook saolll
Yorumunuzu Ekleyin
yorum
isim
mail
 
Ne düşünüyorsunuz? Bunlar da dikkatinizi çekebilir
Yorum Ekle  Aşık Veysel
 Nuri Demirağ
 Muzaffer Sarısözen
 Sivas Fotoğrafları Resimleri
 Protokol Telefonları
Yazıyı Facebook'ta Paylaş
Yazdır
Tasarım & Programlama & SEO : Ahmet POLAT